Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ocak 25, 2010

Ben Kimim Mimim?

zaman: 1/25/2010 5 yorum
Uzun bir aradan sonra mimlendim.
Pinosh kendine gelen pası kıvrak bir hareketle bana şutladı :P
Kendim hakkında 7 şey yazmam gerekiyor.
1-Dağınıklıktan hiç rahatsız olmam (pislikten olurum).Ben dağınıklığın kendi içinde bir düzen olduğunu düşünüyorum.Kolay kolay bulamadığım-kaybettiğim eşyam olmaz.Unutkan olduğum için zaman zaman  yanlış yerde aradığım olabilir o ayrı mesele.
2-Eşyalarıma dokunulmasından hiç hoşlanmam.Tüm eşyalarım kişisel ve özeldir.Masamdaki sıradan görünen bir kalem bile benim için özenle seçilmiş bir eşyadır ve kimse dokunamaz.Pis bozarım!
3-Hiç bişeyi ortak kullanmak istemem.Bişey ya benimdir ya değil.Evde gözünüzle göreceğiniz her eşyadan bir tane yalnız benim olanı vardır.Zamanında abim bi araba alayım tüm parasını ben vereyim ama ortak olalım dedi onu bile kabul etmedim düşünün yani :) 
4-Pratiklik ve kullanışlılık benim için çok önemli.Bu gayet açık herhalde.Herşeyim pratik-kolay olsun sevdiklerime zamanım kalsın isterim.Gereksiz şeylere zaman ayırmamak gerektiğini düşünürüm.Eğer kafamı çok yorduğumu farkedersem " amaaannn zaten bu dünya fani " der işin içinden çıkarım.
5-Renkli şeyleri seviyorum.Kendimi mecbur hissetmezsem  bişeyi tek renk kullanmayı istemem.Araya bi renk belki bi pırıltı bişey mutlaka katarım.
6-Prensipli insanları severim.Yumuşak başlı nereye çeksen oraya giden tipler malesef bana basit gelir.
7-Agresif görünürüm fakat neşeli güler yüzlü falan bi insanımdır.Kin tutamam.Çoğu zaman küsmelerim küstüğümü unutmamla bitmiş olur.

İşte bu benim.
Peki sen kimsin eser?


Cumartesi, Ağustos 01, 2009

Bir sanatci sec sorulara onun sarkilariyla cevap ver.Mim!

zaman: 8/01/2009 2 yorum
Efenim şimdi olmayan ingilizcem le bir mim cevaplayacam.Olabildiğince kısa öz bişekilde geçmeyi planlıyorum.
Bu işi başıma açan Ayci ya teşekkür ediyor.Ayrıntılar için ona yönlendiriyorum merak edenler baksın...


Pick Your Artist:
Serdar Ortaç

Male or Female:
Padişah

Describe yourself:
Terelelli

How do you feel?
Acıları bitiremedim

Describe where you currently live:
Dertli dünya

If you could go anywhere, where would you go:
Okyanus

Your favourite form of transportation:
Taşıma su

Your best friend (is):
İsmi lazım değil :)

What's the weather like:
Yaz yağmuru

Favorite time of day:
Temmuz akşamı

If your life were a TV show, what would it be called:
Rezalet :)

What's life to you:
Savaş ve barış

Your fear:
Bıçak

What's best advice you have to give:
Sakın arama

Thought for the day:
İçmeli

How i would like to die:
Adam gibi

My soul's present condition:
Özledim aşkını

My motto:
Sabret

Hiç fena olmadı sanki yaa.Biraz da ingilizcem olsaymış süper bişey olacakmış sanki...
Diyorum ki bende mimi süntere atayım yabancıya gitmesin :)

Cumartesi, Mart 28, 2009

Mim!

zaman: 3/28/2009 6 yorum
Prncfrn 'in isteği üzerine boşlukları dolduruyoruz.
Her soru eşit ağırlıkta puanlanacaktır.İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz :P
3 2 1 Başla...

1- Çocukken ...arkadaşlarımla doya doya kuduruşmayı... kaçırdım.

2- Çocukken ...akrabalarımın sevgisinden... yoksundum.

3- Çocukken ...yalnızlıktan... yaralanmış olabilirim.

4- Çocukken ...parklarda çimlerin üstünde oynamayı... hayal ederdim.

5- Çocukken ...kendime ait bi odam olmasını... isterdim.

6- Evimizde asla yeterli ...oda... olmadı. :)

7- Çocukken daha fazla ...ilgiye... ihtiyaç duyardım.

8- Bir daha asla ...çocukluk arkadaşlarımı... göremeyeceğim için üzgünüm.

9- Yıllar boyunca ...insanların neden mutluluğu ertelediğini... merak ettim.

10- ...iyi bir kariyer... kaybımdan dolayı hep kendimi suçladım.

En son mimi Hazaldan almıştım.İadeyi ziyaret yapalım bakalım ;)

Perşembe, Mart 26, 2009

Kitap Yazmak isteseydin Ne Yazmak isterdin? Mim!

zaman: 3/26/2009 4 yorum


Hazalım Arka-Sokağım mimlemiş beni.Diyoki bi kitap yazmak isteseydin ne yazmak isterdin.
Malumunuz insana her gün böyle sorular sorulmuyor.Önce uzun uzun düşündüm.Kitap yazmak acayip bi sabır stoğu gerektirdiğinden hangi konudan sıkılmayacağımı tespit etmeye çalıştım.Olmadı...

Benim üstünde sıkılmadan aylarca konuşabileceğim bi konu hakkaten yok.
Sonra düşündüm benim bıkmadan yapabileceğim tek şey eleştirmek.Sokağa çıkarım yolda yürüyen adamı eleştiririm, dolmuşa biner şoförü eleştiririm, tv izler dünyayı eleştiririm.Eleştirdikçe bi şekilde dünyanın, karakterin eleştirdiğimiz şey herneyse onun düzeleceğini düşünüyorum.İnsanların psikolojik olarak sorunlu olmadığı takdirde yanlış bişeyi sadece bilmeden farkında olmadan yaptığını düşünürsek adam zaten farkında değilse biz de uyarmıyosak yanlışı hep beraber yaşamaya mahkum kalırız.
Lafı amaçsızca uzattığımı düşündüm bi anda. :) Efenim diyeceğim şu dur ki: Ben insanlarla ilişkilerimi ve eleştrilerimi anlatacağım  günlük tarzı bi kitap yazardım.Bunuda muhtemelen yayınlamazdım.Ölünce insanlar bulsun falan isterdim :)
Hazala bu mimi bana paslamak suretiyle ne kadar doğru bi iş yaptığını altını çizerek söyleyip En derin saygı  ve selamlarımı iletiyorum :)
Aslında bu mimi paslamayacaktım ama son zamanlardaki takıntım ayci geldi aklıma.Acaba o ne kitabı yazardı hakkaten çok merak ettim.Kabul ederse ondayız ;)

Çarşamba, Mart 04, 2009

10 Yıl İçinde Yapmak İstediklerim.Mim...

zaman: 3/04/2009 7 yorum
10 yıl içinde yapmak istediklerin nedir diye sorulunca açık çek almış gibi hissettim kendimi.
Ne istersem olacağına inandım bir süre...Birkaç dakikalığına bile olsa bu mutluluğu bana yaşatan TeknoMobi'ye çok teşekkür ediyorum. Şimdi gelelim Mimi cevaplamaya...

Çok fazla plan yapan biri olmadığım için bayağı zorlandım.Bu konudaki düşüncemi anlatan özlü söz "Biz planlar yaparken yaşadığımız şeylere hayat denir..."
Sonra düşündüm taşındım 10 yıl içinde gerçekten istediğim 2 şey var.(3. sü üstünün cilası :) )
1- Artık SMMM ruhsatımı almak istiyorum.Sınavdı stajdı derken içim bayıldı.Vereceklerse versinler demi ama...
2- Karakterime çok aykırı bişey olmasına rağmen içimde evlenme isteği var.10 yıla yetişirmi bilmem ama bi ara evlensem fena olmaz yani.
3- Bide kısmet olurda hayalimdeki giyim tarzını kaldırabilecek bi fiziğim olursa değmeyin keyfime.Şöyle abuk subuk, renkleri iç içe geçmiş, ortaya karışık bi giyim tarzım olsa süper olurdu.Saçlarımı eğri büğrü kestirsem. O kadar karmaşık bi tarzım olsa ki kimsede şuran bozuk diyemese :)
İstediklerim bu kadar efem.Varsa da aklıma gelmiyor.
Gelelim mimi paslamaya.Bu mimi Rockeran Hazal ve Prncfrn cevaplasın bakalım...

Pazar, Ocak 18, 2009

Hadise Düm Tek Tek

zaman: 1/18/2009 1 yorum
Dün bugüne kadar okuduğum en anlamlı mimi okudum.Kaan Fakılının sitesinde öyle bi konu varki hay eline sağlık dedirtiyor cidden.
İşin özü şöyle: biz yılbaşı kutlayıp partiler düzenlerken Gazze bombardıman altında kan ağlıyordu.Çocukların yaşlıların herkesin çığlığı yankılanıyordu.Ve biz müziğin sesini olabildiğince açmış onları duymuyorduk.Çünkü biz kulağımızı Hadise'ye vermiş Düm Tek Tek dinliyorduk.Şarkı çok güzelmiş vs. tabiki bunu tartışmıyorum hatta bu konuyla ilgilenmiyorum.
Düşüngeçte Hadise için yapılan yorumları gördüğümde şok olmuştum.Bu konuya tam 228 adet yorum gelirken Filistinle ilgili olarak yazılan yazıya ise 5 yorum yapılmış.Bu bir ölçüt değil belkide ama çok açık bir örnekleme bence.
Bunları yazarken nerde duyduğumu hatırlamadığım bir cümle kafamda cirit atıyor " İnsanlar mı ölüyor İnsanlık mı ? "
İsrail vatandaşlarının seyir tepesinde durup yanmış yıkılmış Gazzeyi izledikleri geliyor aklıma.Çocukların öldüğü o şehre bakarken çocuklarını salıncakta salladıklarını görmek çok acı veriyor.Hele içlerinden birinin çok kişi öldü çokta yaralı var ama bu dünyanın sonu değil dediğini duydum ya söyleyecek sözüm gerçekten kalmadı.
İnsanlık ölmüş ben buna inanıyorum artık.
(Mimi başlatan Hüseyin Mert 'e teşekkürlerimi sunuyorum)

Pazartesi, Ocak 05, 2009

Nasıl Bir Aşıksın.Mim...

zaman: 1/05/2009 0 yorum
Bu mimi bir türlü cevaplayamadım öylece üstümde kaldı.Yazayımda kurtulayım artık :p Bir grup blog yazarının merak damarları çatlayınca böyle bir mim çıkmış ortaya.Nasıl bir aşıkmışım (şimdi size ne dicem ayıp olacak :) )
Neyse önce bana Hazal dan geldiğini söyleyeyim ve teşekkür edeyim.Sonra başlayayım döktürmeye.
Efenim hayatım, kişiliğim ve herşeyim gibi aşk meşk işlerimde karışıktır benim.
Çok kıskanç olmakla birlikte kıvamımdaysam "yahu bi kere beni aldatta hayatımızda aksiyon olsun, renklenelim" diyebilecek kadar rahat olabilirim.
Genellikle kanka gibi herşeyini paylaşır gerekirse birlikte maç izler küfür yarıştırırım.Gerekmezse klasik bi kadın olup dırdır vırvır edebilirim.
Ciddi bi sorun olmadığı sürece gayet matrağımdır.
Sadığımdır,şıpsevdiliğim pek yoktur ama sonsuz aşka inanmadığımdan,kimsenin unutulmaz olmadığına inandığımdan çok ta takmam.(Aslında takarımda şuan kafam bozuk.Çaktırmayın...)
Fedakar, şımartmayı seven, süprizlerle dolu, sevgisini doya doya yaşatan bi yapım var.Aslen bundan mutlulukla söz etsemde şuana kadar bi hayrını görmedim.(tavsiye etmiyorum)
Erkek milletine yaranılmaz anacım.Siz siz olun bunu unutmayın.
Eğer mutsuz edilirsem gözlerimden ateş fışkırtır dünyayı dar ederim.Hiçte üzüntü duymam.Taaa ki sinirlerim yatışıncaya kadar.
Romantiklikten vıcık vıcık muhabbetlerden hoşlanmıyorum.Arım balım peteğim tarzı hitaplar kanımı dondurur.
Bolca ilgi görmek isterim eğer göremezsem kavga çıkarırım ilgilenmek zorunda kalır.
İşte böyle bi tipim bende.Yazım pek bişeye benzemese de soruya cevap vermiş oldum sanırım.
Mimi kimseye paslamıyorum.
Ben yandım eller yanmasın :p ...

Cuma, Ocak 02, 2009

Kaç Kere Blog Yazmayı Bırakıyordum.Mim...

zaman: 1/02/2009 8 yorum
Sevgili arkadaşım Tabuhan bana bir Mim paslamış.Yeni yılın bu ilk mimini anında cevaplıyorum.
Konu: Kaç kere blog yazmayı bırakıyordum...
"Kaç kere blog yazmayı bırakıyordum" tarzı bir cümle benim aklımdan, fikrimden, kalemimden, kalvyemden hiç geçmedi geçmez.Çünkü ben  bloğunu deli gibi seven biriyim.Ahım şahım bir blog olmayabilir ama benim için çok değerli.Onun için onu asla bırakmayı düşünmüyorum.
Bloguma yazmaktan bir süre mahrum kalmıştım.Nedeni de spam blog olarak algılanma yanlışlığı süreci geçirmiş olmamdı.Gördüğüm herkese blogum kapandı biliyomusun diyordum.Çok çok üzülmüştüm.Bir tek o zaman madem istedikleri zaman kapatacaklar ben niye uğraşıyorum ki dedim.Lig Tv olayında da hepimiz gördük ki bizim bütün emeğimiz yöneticilerin umursamazlığının kurbanı dahi olabiliyor.
Neyse uzatmayayım.Blogum açılır açılmaz bu fikri unuttum tabi. :)
Bloguma doğru dürüst yorum yapılmaz.Çok ziyaretçisi de olmaz ama kimin umrunda ki :)
Ben herkes tebrik etsin diye yada okusun diye yapmıyorum ki bu işi.Seviyorum üleeyynnn!
Bugünkü sohbetimizi de burda bitiriyoruz.Esen kalınız...

Cumartesi, Aralık 20, 2008

Özür Dilemiyorum.Mim!

zaman: 12/20/2008 3 yorum
Sabah uyandığımda ilk olarak tv yi açar haberlerle uyanırım.Sabahın köründe bu haberi duyduğumda hala uyuyor olduğumu sandım.Uykum açıldığında da hakikaten uyuduğumuzu anladım.
Bir kaç sene önce birilerinin 'böyle bişey varmıdır' diye başlattığı düşünce şuan özür diliyoruma kadar geldi ve diplomatların siyasetbilimcilerin da onayladığı bir fikre göre 'bu iş toprak isteme, tazminat isteme durumuna kadar gider' sözlerine dayandı.
İnsanın şu bahsettikleri sözde soykırım keşke olsaymışta olmaz olasıca soyunuz hakkaten kırılsaymış diyesi geliyor.
Her zaman derim bizim milletimizin başına ne geliyorsa affedicilikten,hoşgörüden geliyor.
İçimizde bir kurt gibi bizi yiyen Ermenilere yapılabilecek birçok şey varken sadece tehcir etmişiz.O savaş koşullarında bunuda Osmanlıdan başkası yapmazdı bence...
Şimdi bu saçmalığı bi tarafa bırakırsak içimizdeki o kurtlardan kalanlar bu seferde kalkmış bizim adımıza özür diliyor.Zamanında Orhan Pamuk konuştuğunda önemsemedik.Şimdi ondan,bundan ve lobi faaliyetlerinden destek alanlar ne yaptıklarını bilmez halde çığ gibi büyüyorlar...
Şunu bilsinlerki asla ve asla özür dilemiyoruz.
Ve ben kendi adıma özür dileyenleri de onlara çanak tutanlarıda asla affetmiyorum.Şarkılarını dinlediğimiz sempatiyle baktığımız bir sürü insanın buna destek verdiğini düşündükçe çıldırıyorum.Benim için önce ülkem gelir bunu hiç kimse unutmasın...
Mim'i bende Teknomobi ye atıyorum.

Pazar, Kasım 30, 2008

Nasıl Bir Ortamda Blogluyorum.Mim...

zaman: 11/30/2008 11 yorum
Web öğrencisi ve arkadaşları düşünmüşler taşınmışlar bir mim tasarlamışlar.Güşahta sağolsun bana paslamış.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki eğer annem mim nedir bilseydi Ve Gülşahın bana mim pasladığını öğrenseydi eminim ona minnettar olurdu :)
Resme geçmeden önce konumuzu söyleyeyim.Konumuz nasıl bir ortamda blogluyoruz.
Blog ofislerimizi görmek isteyenler için ortamımızı resmediyoruz.
İşte burası benim çalışma ofisim :p
Sayenizde toparlandı temizlendi.Emeği geçen herkese teşekkürler :)



Bu da küçük bi ayrıntı...



Düzeltme:Bende Mim'i Karbonizmaya paslıyorum.

Perşembe, Kasım 27, 2008

Türk Bloglarında Neler Oluyor? Mim!

zaman: 11/27/2008 4 yorum
Bugün DüşünGeç te TeknoMobi'nin Teknoloji Herşeyim deki Türk Blog Dünyasında Neler Oluyor isimli yazıdan yola çıkarak yazdıklarını okumuş,Bende kendimce bişeyler yazmıştım ki konu bir anda 'mim' e döndü top bana geldi.

MiM in kuralları:
1- Sizce son dönemde Türk bloglarındaki durgunluk fark edilir düzeyde mi?
2- Cevabınız evet ise, sizce bu durumun nedenleri neler?
3- Bu durgunluğu gidermek ve üretilen içeriğin kalitesini yükseltmek için Türk blog yazarları olarak neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz?
4- Eklemek istedikleriniz.
5- MiM’i en az 3 arkadaşınıza paslamanızı rica ediyorum.

Öncelikle gördüğüm kadarıyla bu konu herkesin aklında bi soru işaretiymiş(ki bazılarımız mim gelmeden bu konuyu ele aldık bile)

Demekki gerçekten bi sorun var ve herkes kendince bi çözüm yolu üretme amacında.

Ben blog yazılarında bir kısır döngü olduğunu, içeriklerimizin sadece blog yazarlarını ilgilendiren konularla kısıtlandığını ve bu yüzden bi süre sonra tıkandığımızı düşünüyorum.

Bu konuda yapılması gerekenler nedir diye düşündüğümde toplumun tamamını ilgilendiren konularda içerik hazırlamamız gerektiği kanaatine vardım.Buna hedef kitlemizi genişletmeliyiz de diyebiliriz.Web teki gelişmeler programların son sürümleri vs. bi yana herkes ne yapıyor birazda ona değinmeliyiz.Çoğunlukla eleştiri yazıları yazıyor sadece müzik konusunda beğendiklerimizi sunuyoruz bence.

Bizi tetikleyen iki güç var biri yorumlarla beğenildiğimizi görmek diğeri elde ettiğimiz gelir.Unutmamalıyızki güzel olmadığı yada klasik olduğu sürece yorum beklentilerimiz hayal olarak kalır.Tabi önce çuvaldızı kendimize batırıp beğendiğimiz yazılara mümkün oldukça yorum yapmaya çalışmalıyız.(Gelir konusuna hiç girmiyorum çünkü ilgi alanım değil.)

Bende bu Mim i Bilisimcell ve Hazal'a atıyorum.
 

Hep-Yek Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea