fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 20, 2009

TSP (+18 Fıkra)

zaman: 8/20/2009 0 yorum
Temel iş için Paris'e gidiyor. İşlerini bitirip akşam uçagı ile dönmek istiyor.
Ama aksilik işte kaçırıyor uçağı.
Mecburen lüks bir otelin yolunu tutuyor. 150 Euro geceliği olan odada sabahlıyor.
Sabah erkenden resepsiyona uğrayıp çıkışını yapacak
 Bir bakıyor fatura 400 Euro olmuş.
 - Ne bu şimdi? diye soruyor.
 - Efendim servis ücretleri 100 Euro TKP ve 150 Euro HKP toplam 250 Euro, artı 150 Euro oda ücretiyle beraber 400 Euro.
- Neymiş bu TKP?
- Tenis Kortu Parası.
- İyi de ben kullanmadım ki.
- Kullansaydınız efendim. Tam 6 tane nizami tenis kortumuz var, sizler için...
- Ayrıca HKP de Havuz Kullanım Parası oluyor. Umarım severek kullanmışsınızdır. Tam 3 havuzumuz var, bunlardan 2 adeti de tam olimpik.
- Yahu ben havuz mavuz kullanmadım ki.
- Kullansaydınız efendim, hata ettiniz.
Temel bir kağıt ister ve 'TSP 500 Euro' yazar.
- Buyrun sayın resepsiyon bu hesaba göre bana 100 Euro borçlusunuz. Lütfen ödeyin borcunuzu ve acilen vedalaşalım.
- Affedersiniz, nedir bu TSP?
- Canım TSP, Temeli S..me Parası oluyor.
- Aman efendim, rica ederim. Hiç öyle şey olur mu?
Yapar mıyız biz hiç öyle birşey müşterilerimize.
- Yapsaydınız efendim. Kaldı ki tüm gece de müsaittim yani.

PS:Uyuz arkadaşımın biri mail atmış bana.Hoşuma gitti...

Çarşamba, Mayıs 27, 2009

Sarışın Deyip Geçme

zaman: 5/27/2009 1 yorum
Mail kutumdan bir inci daha... ;) Delikanlı uçakta, güzel bir sarışının yanına düşmüş. Hemen sarkmış sarışına; 'Yan yana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konuşalım ' demiş. Sarışın okuduğu kitabı yavaşça kapatarak; 'Ne üzerine konuşmak istersin' demiş. Delikanlı 'Valla bilmem ki...Mesela nükleer enerjiye ne dersin?' Sarışın; 'Enteresan bir konu, olabilir,ama önce sana bir soru sorayım... At inek ve geyik aynı şeyi yerler... yani ot... Ama çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun?' Delikanlı ; 'Valla en ufak bir fikrim yok' demiş. Bunun uzerine sarışın; 'Henüz bi boktan bile anlamazken nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun?'

Çarşamba, Mayıs 06, 2009

Uzun Evliliğin Sırrını Açıklıyorum

zaman: 5/06/2009 1 yorum

Toplaşın toplaşın uzun evliliğin sırrını açıklıyorum.Evde kalmış biri olarak bunu açıklamaya en yakın insanım zaten.Ben açıklamayacam da kim açıklayacak. :)
Efenim sırrımız şöyle:

İtalya’da uzun evliliğin sırrı konulu seminerde konuşan 50 yıllık evli Guiseppe diyor ki:
- Eşime hep iyi davrandım, memnun ettim, en önemlisi 15. yıldönümümüzde onu Amerika’ya götürdüm.

Sormuşlar:
- Peki 50. yıldönümünde eşin için ne yapacaksın?
- Gidip onu geri getireceğim...

Dip Not:Bu erkeklerin serinkanlılığına hayranım.Adamdaki rahatlığa bak.
Sonrada bu fıkranın Türk yapımı olanına bak.
Şimdi aradaki farkları bul :D

Perşembe, Mart 19, 2009

Kırmızı Işık

zaman: 3/19/2009 0 yorum
Adamın birini kırmızı ışıkta geçtiği için polis durdurmuş, adamdan ehliyet ruhsat istemiş. Adam da "Yanımda yok, arkadasın evinde içiyorduk, sanırım fazla kaçırdım, biraz sarhoşum orada unutmuş olmam lazım" demiş.. Polis dumur olmuş tabii..Kırmızı ışık, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmiş komiserine durumu anlatmış... Komiser gelmiş adama ehliyet ruhsat sormuş, adam çıkartıp uzatmış hemen. Komiser sasırmış tabiki... Alkometreyi çıkarıp üfletmiş, adamda zerre alkol yok... Şasırmış tabi.. "Ya memur bana sizin alkollü olduğunuzu ve ehliyetinizin yanınızda olmadığını söyledi" demiş. Bizim uyanık donmuş komisere.. "Siz ona aldırmayın, pek iyi değil galiba.. Birazdan size kırmızı ışıkta geçtiğimi filan da söyleyebilir"

Salı, Mart 17, 2009

Eyvah Bu Da Tok

zaman: 3/17/2009 0 yorum
Bizim bi arkadaş anlatmıştı aynen naklediyorum.
Birkaç arkadaş içlerinden birinin işyerinde toplanmışlar yemek yaptırmış yiyorlarmış.Başka bi arkadaşlarıda yemeğin üstüne denk gelmiş.Buyur yemek yiyelim demişler.Yok demiş adam ben yedim geldim tokum.Gel işte Allah ne verdiyse yeriz falan diye ısrar etmişler o da sonunda ikna olup eşlik edeyim bari demiş.Adam eşlik etme işini biraz abartmış olacakki 3 ekmek yemiş daha da devam ediyormuş.Kısmet bu ya üstüne bi arkadaşları daha denk gelmiş.Gençler aynı şekilde onu da sofraya davet etmişler gel işte Allah ne kısmet ettiyse yeriz demişler.Adam çok sağolun yaa demiş ben tokum.Daha fazla dayanamayan ev sahibi atlamış.
Eyvah bu da tok...

Çarşamba, Aralık 24, 2008

Temel ile Fadime

zaman: 12/24/2008 0 yorum
Bizim Temel ile Fadime'nin yaşı epeyce ilerlemiş.
Birgün basın mensupları toplanmış röportaja gelmiş.
Muhabir Fadimeye kaç yaşındasınız diye sormuş:
Fadime:
-Seksen yedi yaşındayım.Yüz yaşına kadar yaşayacağım.
Temele aynı soruyu sormuş:
Temel
-Bende seksenyedi yaşındayım.Ben yüzbir yaşına kadar yaşayacağım.
Muhabir şaşırmış.
-Neden bir yıl daha fazla yaşamak istiyorsunuz?
Temel:
-Hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim. :)

Cumartesi, Kasım 08, 2008

Deve

zaman: 11/08/2008 0 yorum
Genç deve annesine sormuş:
-Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük? Anne cevap vermiş:
-Çölde kuma batmamak için.Genç deve tekrar sormuş:
-Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür.Anne tekrar cevap vermiş:
-Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye.Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-Bizim niye hörgüçlerimiz var.Anne deve sabırla yanıtlamış:
-Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız.Sonunda dayanamayan genç deve sormuş:
-Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz?

Delik

zaman: 11/08/2008 0 yorum
Bir adam evleniyor, karısıyla mutlu bir yaşamı var ama bir gün adam çalıştığı yerdeki arkadaşlarından karısının kendisini aldattığını duyuyor. Buna inanmak istemeyen adam, akşam eve dönünce kendisini rahatlatmak için karısına sorar;
- ''Sen beni aldatıyormuşsun doğru'mu''.
- ''Kesinlikle yalan ben öyle bir şey yaparmıyım hiç''.
Adam buna inanmıyor tabii. Bu arada adam çok iyi delik konuşturuyor yani deliğe ne sorarsa o cevap veriyor. Adam karısının arkasına eğilerek;
-"Ey delik söyle bana bugün sana kimler girdi. "der demez delik;
-"Bakkal, kasap, manav... "sayıyor. Bunun üzerine adam karısına boşanma davası açıyor. Karısı davadan önce bütün deliklerine orkit tıkıyor konuşmasınlar diye. Hakim,
-"Senin gerekçen ne, neden karından boşanmak istiyorsun?"
-"Karım beni aldatıyor hakim bey."
-"Kanıtla o zaman."
-"Ben çok iyi delik konuştururum, göstereyim" diyip karısının arkasına eğiliyor,
-"Ey delik söyle bana bugün sana kimler girdi?" ses yok kadın orkit tıkadı ya...
-"Ey delik söyle bana bugün sana kimler girdi?" yine ses yok adam tüm gücünü toplayarak,
-"Ey delik söyle bana bugün sana kimler girdi?" en sonunda hakim arkasından gelen bir ses,
-"Mübaşirrr!!!"

Cuma, Eylül 19, 2008

Kırmızı Başlıklı Kız

zaman: 9/19/2008 0 yorum
Kırmızı başlıklı kız ninesine kurabiye götürüyormuş. Yolda yürürken bir ağacın arkasından kurdun burnunu görmüş: - Kurt çık ordan gördüm seni!!! Kurt; "Hey Allah'ım!" demiş ve ortaya çıkmış. Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş. Az sonra bir çalının arkasından kurdun kulaklarını görmüş: - Kurt çık ordan gördüm seni!.. Kurt; "Hey Allahım!" demiş ve yine ortaya çıkmış. Kırmızı başlıklı kız yürümeye devam etmiş. Biraz sonra bir kütüğün arkasından kurdun kuyruğunu görmüş: - Kurt çık ordan gördüm seni!.. Kurt sinirlenip bağırmaya başlamış: - Ulan gördüysen gördün!!! Rahat rahat bi tuvaletimizi de mi yapamıycaz beeee!??..

Branda

zaman: 9/19/2008 0 yorum
Bir mafya babası evli bir kadınla ilişki kurmuş. Bir gece kocası yok diye kadının evine gitmeye karar vermiş ve adamlarına "Ben içeri girdikten sonra hemen büyük bir branda ayarlayın ve pencerenin hemen altına dört ucundan gerin" demiş. Sonra da ne yapacaklarının talimatını vermiş: "Kadının kocası gelirse kapıyı bir kere çaldırın, ben aşağıya atlayacağım, yakalanıp raconu çizdirmeyelim... Tamam mı?" Adamları, "Başüstüne patron" demişler. Mafya babası kadının evine girmiş, tam yatağa uzandığı anda evin kapısı çalınca bizimki kendini tereddütsüz pencereden donla 4. kattan aşağı fırlatmış. Kadın üzerine alelacele bir şey alıp kapıyı açmış ki karşısında patronun adamlarından biri... "Yenge" demiş adam mahcup bir şekilde önüne bakarak, "Patrona söyle branda bulamadık!"

Temel

zaman: 9/19/2008 0 yorum
temel birgün istanbula gitmiş umumi heladan haberi yokk tabii çok sıkışmış bi poşet bulmuş içine yapmış rahatlamış poşeti eline almış ilerdeki çöpe doğru giderken o sırada kuyumcudan 1 kilo altın çalan hırsızlar oradan geçmiş arkalarından gelen polisler bi bakmışlar temelinde elinde bi poşet içinde sarı bişi warr tmm bu hırsız işte demişler poşeti bi tartıyolar 750 gram oysa kuyumcudan çalınan altın bi kilo temeli alıyolar içeri bi güzel benzetiyolar nerde bunun 250 gramı die sonna bi bakıyolar temelin poşetinde b.k warr pardon bi yanlışlık olmuş die bırakıyolar neyse temel trabzona köyüne dönünce millet soruyo uşağum istanbul nasıl güzelmi??? temel cevaplıyo: yokk a.q. istanbulda bi kilo sıçmayanın ağzına sıçıyolar

Cuma, Ağustos 29, 2008

Yine Temel

zaman: 8/29/2008 0 yorum
Temel ile papağanı eczaneye girmişler.Papağan,, -iyi günler, şu reçetedeki ilaçları istiyoruz. demiş. Eczacı şaşkın. Reçetedeki ilaçları hazırlamış, paket ederken papağan - şey, o na bir de aspirin ilave eder misiniz? demiş. eczacı neredeyse küçük dilini yutacak. Papağan sormuş - afedersiniz borcumuz ne kadar? - 48-ytl Papağan temelin omzunu ayağıyla dürtmüş; " eczacı beye 50-ytl ver iki ytl para üstü alacaksın." demiş. Eczacı iki lirayı verirken neredeyse ölecek, - Allah aşkına bunu nereden buldun? diye sormuş, cevabı papağan vermiş, - Bunlardan Karadenizde o kadar çok var ki...

Çarşamba, Ağustos 20, 2008

Odun

zaman: 8/20/2008 0 yorum
Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan dalarmış.Bu böyle sürüp gitmiş.Bir gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çagırmış -bir daha yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için egilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına çagırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor. Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki: -Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle? zebani cevap vermiş: -*mına koyiim baban izin vermiyo ki eğilipte iki odun atalım!

Aslan Ve Karısı

zaman: 8/20/2008 0 yorum
Aslan ve karısı ogle yemeginden sonra tatlı bir uykuya dalmıslar bu arada disi aslanın poposu acıkta kalmıs oradan gecen abaza tilki dayanamamıs disi aslana bir sefer popohlamıs Disi aslan kalkar kalkmaz kocasına durmu anlatmıs aslan kral cok kızmıs butun ormanı toplamıs kim yaptıysa cıksın yoksa hepinizi mikerim diye bagırıyormus Bu arada olayda habersiz uzaktan cakal gorunmus bunu goren tilki kosa koca cakalın yanına gelmis cakal tilki kardes ne oluyor orada demis uyanık tilkide aslan kralımız ormana bir mudur arıyor ama kimse gonullu degil demiş.Bunu duyan cakal ben ben diye bagıra bagıra kosmus aslan da bunu almıs magarasına goturmus aradan bir hafta gecmis cakal yan yan yuruyormus bunu goren tilki -Vaaay cakal kardes ormana mudur oldun olalı yuruyusun bile degisti demis..

Evliymişiz Gibi

zaman: 8/20/2008 0 yorum
Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulube bulurlar.Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve birsürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir. Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der. Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben çok üşüyorum. Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar: - Efendim, ben hala çok üşüyorum. Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar: - Ben yine çoooook üşüyorum. Adam yattığı yerden: - Bir fikrim var, der. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz. Genç kadın kıkırdar: - Tamam, bana göre hava hoş. Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır: - Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al...

Salı, Ağustos 19, 2008

Test Sonucu

zaman: 8/19/2008 0 yorum
"zırrrrrrrrrrr!" - alo buyrun? - Emel Hanım? - Evet efem buyrun? - Emel Karakaş di mi??? - Evet efem? - Hanfendi, burası Cenap Gümbedek Laboratuvarı. Eşinizin test sonucu geldi, ancak aynı isimde bir beyin daha sonucu var elimde ve açık konuşmak gerekirse hangisi daha kötü bilemiyorum!!! - Ne demek istiyorsunuz? - Valla biri alzeimer, diğeri AIDS! - Bi daha yaptırsak testi? - Hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalı testler... Sigorta ödemez ikinci testi! - N'apcaz o zaman, hay allah? - Bakın biz burada düşündük şöyle bi fikir geldi aklımıza: Kocanızı bindirin arabaya, şehrin ortasında bi yerde bırakın. Evi bulursa; sakın bi daha onla birlikte olmayın!!!

Annen Elimde

zaman: 8/19/2008 0 yorum
Hıristiyan Çocuğun Biri Annesinden Bisiklet İstemiş. oda Sen Çok Yaramazsın Demiş,günahın Çok Git İsa Dan İste Demiş. çocuk Da Oturup Bi Mektup Yazmış Beğenmemiş Tekrar Yazmış Onu Da Beğenmemiş. sooora Kiliseye Gitmiş Annesi De Sevinimiş Olum İmana Geldi Die!! çocuk Sağa Sola Bakmış Meryem Ana'nın Biblosunu Alıp Eve Dönmüş. oturmuş Tekrar Yazmaya Başlamış: İsa annen elimde bisikleti ister getir ister getirme!!!

Rüya

zaman: 8/19/2008 0 yorum
Kadın sabah uyandığında kocasına - Bey akşam rüyamda ikimizi gördüm. Kuyumcuya girmişiz dünya kadar mücevherat almıştın bana anlamı ne ola ki? Adam - Akşam gelince anlarsın hanım demiş. Akşam adam elinde bir hediye paketi ile gelmiş kadın hemen - Kocacığım tahmin ettiğim şey mi yoksa bu? diye sormuş. Adam da - Evet aşkım Geniş açıklamalı Rüya Tabirleri Kitabı demiş...

Zamane Çocukları

zaman: 8/19/2008 0 yorum
Küçük afacan elinde bir kutu şekerle parka gitmiş, bir banka oturmuş, etrafa bakınırken şekerleri ardarda ağzına atıyormuş. Yanındaki bankta oturan yaşlı adam çocuğa bakmış bakmış ve "Evladım.." demiş. "Şeker güzeldir, ama çok yemek zararlıdır. Hem dişlerin çürür, hem yüzünde sivilce çıkar, hem de şişmanlarsın... "Çocuk bunun üzerine adama dönmüş: - Benim dedem 107 yaşına kadar yaşadı... Adam "Yaaa!?." demiş... "Yani deden de mi çok şeker yerdi?" - Hayır... Sadece herşeye burnunu sokmazdı!!!

Cumartesi, Ağustos 16, 2008

Şapka

zaman: 8/16/2008 0 yorum
Adamın biri dere kenarında oltasını sallamış balık tutuyormuş. Ancak diğer elinde bir şapka varmış ve şapkayı dikkatle havada tutmaktaymış. Yoldan arabası ile geçmekte olan bir kadın merakla şapkayı niye tuttuğunu sormuş. Adam cevap vermek için kadının onunla bir kez yatması gerektiğini söylemiş. Kadın: - Terbiyesiz deyip yoluna devam etmiş. Ancak meraktan içi içini yiyormuş. Dayanamayıp geri dönmüş ve adamla yatmayı kabul etmiş. Tam işi bitirmişler, kadın tekrar sormuş şapkanın sırrını. Adam sırıtarak cevap vermiş: - Sabahtan beri buradayım. Hiç balık yakalayamadım, ama şapkaya takılan siz 5. kadınsınız...
 

Hep-Yek Template by Ipietoon Blogger Template | Gift Idea